müzik dinle video izle

KALK GİDELİM
Yıldırımlar düşsün uzak şehirlere, gitmediğimiz
Yalnızlığın gürültüsüyle kıvransın yağmur
Mahvetti ve gitti demesinler arkamızdan
Buralarda gizlimiz saklımız kalmaz
Kalırsak aklımız kalmaz
Canımıza kasteden kuşlara dönelim sırtımızı
Bu hayat denen sahneden inelim
Kalk gidelim
Alçak ağaçlar arasından esen tatlı rüzgârlar
Rüyanın canlılığına kandık, savursanız neye yarar
Şahmeranlar* çevirmiş etrafımızı
Eski uykumuzdan kalan zakkumlu şarkıyı
Uzat bana, vakur adımlarla yürüsün dudaklarımda
Giderken selamladığımız o kumlu kıyı
Sürünerek gelen dalgalar ile
Sesimizi tekrar bize üflesin
Biz bize yeteriz
Kalk gidelim
Eski tadı alır mı dudaklarım, neye gülüş bu
Ölüm ipek elbisesini sürmüş tenimize
Bir ömür süründüren uzun bir yürüyüş bu
Arkamıza dönmeyelim
Bütün gün/ahlarınla sokul bana
Kalk gidelim
Şimdi eskilerden bahis açan kahkahalar
Yorgunuz bu vakit, gelseniz neye yarar
Ekmek kırıntıları bırakarak uzaklaşalım
Ve sen su kadar kutsal kalmalısın
Taşranın en güzel evi kadar yoksul
Dudaksız ölüler gibi vedasız
Sessiz sedasız
Gitmeliyiz
Kalk gidelim Sümeyra kalk gidelim
Beklentimiz kalmadı yarından, asılsız çıktı dostluklar
Yalnız bırakmayalım kendimizi buralarda
Ver elini, yaslan bana
Rüzgâra vasiyet edelim
Kalk gidelim
*insan başlı yılan gövdeli efsanevi bir yaratık
Değirmen Dergisi sayı:18
Abdulkadir AKDEMİR
13:32 - 2009-07-20 - {4} -
Kategori: Belirtilmemiş

HASBİHAL
Gören kördür. En cümbüşlü âlemleri rüyalarda görürüz. Dünya ne büyük bir sahne! Kader ne muazzam bir metin! Kuliste bir yığın kargaşa, suflörler ve oditoryum. Roller bilinmiyor, ezberden daha iyi oynuyor herkes. Kimse sırasını ve okuyacağı kelimeleri şaşırmıyor. Savaş ve huzur yan yana, kardeş kardeş. Ne zaman başladı bu oyun? Bilen yok. Ne zaman bitecek bu oyun? Bilen yok.
İnsan bu trajik oyuna nasıl tahammül etsindi? Buna tahammül edebilmek de oyunun bir parçası mıydı? O zaman neden bu oyunun zaten metninde olan bir oyun daha olmasındı? Oyundan oyunla çıkmak mümkün müydü? Oyuna oyunla katılmak mümkün müydü?
Görülmez-sezilmez oyunu ancak oyunla müşahhas kılmalıydı. Hamlet gibi yapmalıydı. Katil ruhu göremezsin. Ama o ruhu bir oyunla katilin bedeninde izlemek mümkün. Şeks-pir; Hem oyunda, hem de oyun yapıyor. Hamlet hepimizden daha gerçek. Şekspir toprak oldu, Hamlet hiç ölmeyecek. Oyun hakikatten daha gerçek. Hayat bir rol, oyun bir hakikat.
O görünmez âlemden haber vermek istedi Şaman. Trans halinde, herkesin rolünün bir manası olduğunu, buranın her şeyiyle bir oyun olduğunu göstermek için bir ayağı maverada, bir ayağı dünyada geçiriyor ruhumuza pençelerini.
Tuhaf, herkes bunu bir oyun, bir theatron soytarılığı sanıyor; oysa Şaman hakikati gerçeğe erdirmek istiyor. Hakikat, bir kuantum; zaten var. Oysa gerçek ancak iki insan arasında var olabilir.
Oyun, büyük oyunun maskesi, kostümü. Oyuncu maske takınca gizlenmiş değildir, gizi açığa çıkarmak üzeredir. Büyük oyunda oditoryum yok, tiyatroda var; bu da oyunun bir parçası mı? “Kelimeler kelimeler kelimeler!” Bunu Hamlet söylemiyor, belki Şeks-pir’in büyük oyundaki sözleridir bunlar…
Herkesin bir hikâyesi var. Bizim dergimizin bu nüshasındaki hikâyemiz ‘0yun.’ Aslında oyunumuzun bu safhasında ‘oyun’ konulu bir sayı hazırlamak varmış, demek de mümkündü. Çünkü nasıl ki hayat malum ve maruf bir senaryonun canlandırılması ameliyesi ise, oyundaki hayatımızın tezahürleri de bu şekilde oluyor.
Rollerimizi iyi ezberleyip ezberlemediğimize sizler karar vereceksiz. Fakat unutmayınız, sizlerin vereceğiniz kararın oynadığınız oyunun bir parçası olduğunu da peşinen biliyoruz ha! ‘Birbirimize oyunlar yaptık’ oldu olacağız. O halde gelin de bu oyunun adını çıkarmaya çalışalım. Oyunlarımızın tadını çıkarmak mı istiyoruz, senaryomuz bizden bir şartla bunun mümkün olabileceğini söylüyor: mebzul miktarda ciddiyet...
DEĞİRMEN
Değirmen 18
Kapak Dosyası: OYUN
İmajoloji ve Oyun Kuramlarının Felsefi Arka Planı- Dr. Hacı Mustafa AÇIKÖZ
Bir Homo Ludens Olarak Coşkun- Mehmet DOĞAN
Ontolojik Bir Metafor Olarak Oyun- Yusuf YAVUZYILMAZ
Osmanlı’da Eğlence Hayatı – Murat DEMİRCİ
Osmanlı Ordusunun Savaş Oyunları- Ahmet SAKARTEPE
Tanzimat Döneminde “Oyun Yazarlığı” ve Oyunlarda “Sosyal Temalar” – Ömer KEMİKSİZ
Selçuklular ve Oyun – Abdurrahim TUFANTOZ
Aile ve Ütopya – Rıdvan ŞİMŞEK
Atını Kaybeden Oyundan Çıksın- Sebahattin KARAKOÇ
Oyun Alanı Olarak İnsan Bedeni veya İnsanın Yeniden Keşfi- Menderes DAŞKIRAN
Ukde- Altus Siviş De Gel- Fahri TUNA
Oynaya Oynaya Gelin Çocuklar veya Globalköy’ün Çocukluk Hali - Said COŞAR
ŞİİR
Boşiir- Mehmet DOĞAN
Umut – Rasim DEMİRTAŞ
Mavi Küre-Ayhan ASLAN
Harabat Risalesi- Niyazi KARABULUT
Şakacı Demokritos- Özer BURGAZ
Son Arzu- Irmak BARAN
Şifa- Salih KAYMAZ
Kalk Gidelim- Abdulkadir AKDEMİR
Kabir Kadar Uzaktan- Fedai GÜNAYDIN
Tek Başıma- Damla TURHAN
Seneler- Ekrem KAFTAN
Erik Ağacı- Serpil TUNCER
Ne Yazsam Neye Şaşsam- İdris ÇAKMAK
Başlıksız- Sevinç ATLAER
Ağulu Dudaklar- Arzu KÖK
Bir Seher Vakti- Ali Rıza MALKOÇ
MAKALE
İmajoloji ve İnsan Hakları – Ali ÖZTÜRK
Konferans Kültürümüz Üzerine…- Rüstem BUDAK
Kayserili Davud ve Kamil İnsan Anlayışı- Recep AYDIN
Sosyoloji Pozitivizm İlişkisi ve Türkiye’de Pozitivizm – Zekeriya MENAK
Ümidin, İnancın ve Ölümün Şairi Ziya Osman Saba – Selim GÜNDÜZALP
DENEME
Bir Tutkudur Yaşamak – Emsali KARADUMAN
Umuda Uzanan Dallar – Ayşen SARI
Harmanlama/ Anadolu Güncesi- Asiye YÜCEL
Değirmenden Mektuplar – Mehmet DOĞAN
HİKAYE
Kırlangıç Yuvası – Murat TAŞ
KARİKATÜR
Osman SUROĞLU
Said COŞAR
Abone Şartları:
Kişilere 20 TL
Kurumlara 40 TL
Hesap Bilgileri:
533 94 08 Posta Çeki Rüstem Budak adına
712 630 82 Yapı Kredi Bankası Adapazarı şubesi
İLETİŞİM
0 505 647 03 25
degirmendergi@gmail.com
www.degirmendergi.com
13:29 - 2009-07-20 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş

ARTIK GÖZLERİNDE BİR BAŞKASIYIM
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Mümkün değil matemine alışmam
İlham uzak dursa hüzün bir uçurum
Sükûn ile titreyen dudakların yasıyım
Hicran dolu yüzünde biçareyim hem
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Tesadüf belki yalnızken katlanmak
Unutursan ne farkın kalır katilden
Mahvedip kurtuldun ya kahırla anmak
Ve her gün biraz daha yok olmak neden
Sönmeyecek bir yangındım dudaklarında
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Serseri dikkatler var yıldızlar nazarında
Bakir bir ölüm düşlemiştim ne çare
Bugün hayli zifirdi, biliyorum yarın da
Nasihatler arasında döneceğim avare
Bir ümit bekliyorum ne uzak ne de yakın
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Zilletin, deprem, firak yağdı içime
Örtün beni bu soğuk yalnızca bana kalsın
Maziyi tazelemek saçma teranesine
İnanmak yok artık yalan dolu sesine
Fark ettim yalanını ışığında yıldırımın
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Odalar hasta dolu, ayyuka çıkan şifalar
Tesellisi uykudur yolcunun yolda ve mezarda
Zaman çırpınır tende ölüm sinsi kovalar
Her hüsrana bir çizik, acıttığım duvarda
Ebedi bu yanıklar ruhumda, sıyrılmasın!
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Dursaydı inecektim dünya, aynıyım bugün
Vakur adımlarımda inilti yaymayacaktım
Vurmadın öldüm, vursan yaşayacaktım,
Harab bir mum gibi söne söne uyandım
Artık gözlerinde bir başkasıyım
Abdulkadir AKDEMİR
20:19 - 2009-06-10 - {yok} -

yazan-seslendiren: Abdulkadir AKDEMİR / AZADE
http://www.imeem.com/people/2GwO6mK/music/zKsa1FZO/akka1-akka-azademp3/yazan:Ahmed H. ŞAHİNBEY / SUNA DUASI
seslendiren:Abdulkadir Akdemir
http://www.imeem.com/people/2GwO6mK/video/9VFB4PR1/ahmed-hamza-sahinbey-abdulkadir-akdemir-movies-video/yazan:Abdulkadir AKDEMİR / TİTREMİYORSA ELLERİN, VAZGEÇTİM
seslendiren:Derya BAŞER
http://www.imeem.com/people/2GwO6mK/music/zAgT9MPj/derya-baser-vazgetm-akkamp3/
19:00 - 2009-06-09 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş

HERKES GİBİ
Tüm bunları istememiştim
Bana sade bir aşk verilecekti
Eksiksiz hüsranlar değil
Ne yaparsan yap tertemiz gidemiyorsun
Kefil olmuyor zaman
Kefenlik para bulamıyorsun
Ağrılarını salıyor yağmur, dayan
Hangi rüzgâr kendi kokusunu getirmedi ki
Uykusuzluğun acısı ezerken gözlerimi…
Güneşi ağlatma
Yanaklarını kavurur hararet
Olur ki ellerimi gözyaşlarıyla yıkarım
Bir mızrak boyu yaklaşırsa
Kendimi yakarım
Başa sarmak bile kurtarmaz beni
Ardımdan gelsen de acımam artık
Gelme şimdi sakın
Sana yakışan o uzak diyarlarda
Ecrimin tersiyle avuçlarımdan
Aşağıya bıraktığımsın
İstiflenen eriyikliğim tabloda
Sana çıkmıyor bu yol farkındayım
Han eskidi, yol yorgun
Dergâhımızın kapısından
Tütüyor efkâr biliyorsun
Biraz bile kalmadın şimdi
Sindi ezberim
Vermiyor dilime dahi seni
Ayıplandığımı unuttum
Ve unuttum unutulduğumu
İpe serdim geçmişimi
Çıngırağın sesini işitiyorum
Sakındığım huylar sevdi beni
Susuzluğunda dudaklarına değen
Kurna olmalıymışım
Artık yoksun
Herkes gibi
yankı edebiyat dergisi sayı:1
Abdulkadir AKDEMİR
17:30 - 2009-05-26 - {yok} -

NALE (İNLEYİŞ)
-Yarası teninden büyük olan çocuklara-
Budandı bukleli güller hayatımız heyelan
Çürüyecek olduk anlamadık hiç olduğumuzu, peh!
İnsan
Dağılmadan buharlaşsaydık keşke, hasarlı bir zaman bu
Dilsizlerin sözünü kesip dudaklarımızı yamasak en iyisi
Kasıt aranmayacağını bilsek
Evet, bu en iyisi
...
...
...
...
...
...
...
...
Değirmen dergisi 17ABDULKADİR AKDEMİR
21:10 - 2009-05-01 - {0} -

Titremiyorsa Ellerin, Vazgeçtim
Uzun süreli ruyalarda savaşıyorum son zamanlarda
Yalnızlığıma kan sıçratan rüyalar
Seversem ölüm olacaksın biliyorum
Kanatırcasına seveceğini gözlerinle...
Kan tutar beni biliyorsun, sen bıraksan da olur
Mart yirmi beş sayıklıyorum son günlerde
Bulutlar sağılıyor dudaklarıma, adın
Bir çocuğun besmele çekişi oluyor bazı zamanlar
Ama hak etmiyorsun çaldığım erikleri gülüşümle
Küsüyorum, gerçi konuşsam da sessizce anlamıyorsun
Gelse diyorum yaz, kırılmadan serçeler
İnan ki onları düşünüyorum boş verdim beni
Elime düşüyor hani gagaları, her adını yazdığımda
Virgül oluyorlar, şiirim kan oluyor
Gideceğini duyduğum an canlanıyor tüm kuşlar
Suçlu çocuklar çıbanlarımı taşlıyor
Taş basıyorum yarama ve bir uğur böceğinin
Kanatları ağarıyor güpegündüz
Kaçış planının sonuna bir nokta gömüyorum
Ellerin titremiyorsa çıkar gözlerimi şimdi
Çıkar gözlerimi ve unuttur okumayı
Elinin kalemle izdivacı acıtıyorken
Derli toplu hüzünlerini görmek istemem
Sıfırın altında saklıyorum sıcağı
Soğuktan ölmek ne zormuş, vazgeçtim
Tüylerim diken diken batıyor tenime
Bir tufan patlatıyorum kirpiklerimle
Gözlerime doluyor hayli zaman
Bir yunus boğuluyor denizlerimde
Oysa elini uzatsan git diyecektim zaten
Başka yolu olmalı kendimden saklanmanın
Anlaşılan gözlerimi kapatmak yetmiyor
Pencereyi siliyorum olmadı bu şiir
İçime bu kış sabahı ayaz kesikleri doluyor
Kesip parça parça içimden aldığın sen oluyor zaman
Bir kaşık tuz oluyorum denizde
Ve her damlada biraz ben varım
Ve her dalgada biraz gözyaşım
Bırak beni diyorum gitmek yakışır sana
Gidiyorsun,
Bir gonca canlanıyor yanı başımda
Ben ölüyorum
Abdulkadir Akdemir
http://www.imeem.com/people/2GwO6mK/music/zAgT9MPj/derya-baser-vazgetm-akkamp3/
Seslendiren: Derya BAŞER
15:19 - 2009-04-29 - {1} -